Kars’ta Kesişen Hayatlar…

Kars’ta Kesişen Hayatlar…

Kars’ta Kesişen Hayatlar…
  • 14 Temmuz 2016, Perşembe 12:02

Kars’ta Kesişen Hayatlar… Abdullah Kubalı’nın ‘Kars’ta Kesişen Hayatlar’ başlıklı yazısı: “Kerim Kişi, Bacıoğlu’nun hatırı sayılır sakinlerindendi. Hicri 1264, miladi 1847 doğumluydu. Çarlık himayesinde köyde yaşarken üç oğul sahibi oldu. Hanımı Gülüstan vefat etti (1887). Evlenmedi tekrar. Çocuklarına hem analık hem babalık etti. Uzun sakalını tandırda ekmek pişirirken ateşten, isten korumak için arkadan bağlar, peştamal takarak yemek pişirir, ot biçer, ekin eker, bağlardaki ağaçları budar, yama yapar, rahlesini önüne çeker, ders anlatırdı ufaklıklara. O, altüst oluşun yaşandığı günleri görmeden 1905’te hayata gözlerini yumdu. Oğulları üzerinde emeği büyüktü. Mürsel, (1877) hık demiş, babasının burnundan düşmüştü. Kıraata meraklı, eli her işe yatkındı. Dahası çörek pişirmeyi biliyor, mutfağı tanıyordu. Mürtüz(1880), elifi görse mertek sanacak kadar kavrayışı kıt, haşarı bir çocuktu. Komşunun bağından göz göre göre meyve koparır, yediğini yiyip yemediğini ceplerine doldurur, yakalanınca da pişkin pişkin “Ağacını mı yedik, altı üstü iki elma, al senin olsun” diye çaldıklarını mal sahibine bağışlar, üste çıkmaya çalışırdı. Veli, (1885) sessiz bir çocuktu. Üç kardeş can havliyle kapağı 1920'de Türkiye’ye attıklarında pasaport vb. dökümanları yoktu. Cellatlara kelleyi vermediklerine şükretseler yeterdi. Güzeldere, Çoban kere, Karakilise, Molla Musalılarla birlikte can güvenliklerinin kalmadığı topraklardan apar topar bu tarafa geçmişlerdi. Nezaket, önceki evliliğinde üç çocuk sahibi iken top tüfek patlamalarının içinde buldu kendini. 1912'de güç bela bir evlilik yapmış, yedi bacıdan ere en erken o gitmişti. Üç çocuğunu ölümün kol gezdiği günlerde yaşatamadı. 1918’de top mermilerinin gürültüsü duyuluyor, derin hendekler açılıyordu her yerde. Doğum yapan, göbek bağını alelacele kesen kadın doğrulup kaçıyordu ateş hattından. Nezaket'in önce kocası Beşir, yaralanmış, “Beni bırakın, siz kurtarın kendinizi.” demişti. Karısı yüreğine taş basıp bıraktı onu. Bakü’deki Müslüman ahalinin yardımına koşan Kafkas- İslam Ordusu’na mensup birliklerin denetiminde Türkiye’ye değil, tersine Bakü’ye doğru yollandılar trenle. Gümrü- Kars yolu güvenli değildi. Önce Bakü'ye yerleştirildiler. İki yıl sonra 1920’de köylerine döndüklerinde evlerine, arazilerine Ermeniler el koymuştu. Mübadele ile Kars’a geldiler. Mürtüz’ün hanında kalmıştı bir ara. Sonra aracılar onları evlendirdiler. Laçın 40 yakını arasında sağ kalan tek çocuktu. Onu civarda yaşayanlar cesetlerin arasından bulup çıkardılar. Bacıoğlu köylüleri Türkiye’de aynı adla bir köy daha kurmuşlardı. Laçın bir süre bu köyde barındı. 1925’te o köyden bir müşteri Mürtüz’ün hanına getirdi Laçın’ı. Kendisi İstanbul’a gitmeyi düşünüyordu. İlk akşamki sohbet sonucunda Laçın’ın han sahibiyle akraba olduğu çıktı ortaya. Müşteri sevindi. Emaneti bırakacağı sağlam eller bulmuştu. Laçın, bu kara kuru, iri siyah gözlü, çelimsiz çocuk artık üç kardeşe emanetti. Çalı süpürgesini eline verip iş başına yolladılar onu. Okul çağındaydı henüz. 16 Aralık 1932’de Sovyet treninden Doğu Kapı- Kars banliyösüne aktarma olan baba ve iki kızına Millî Emniyet görevlileri de eşlik ettiler. Çocuklar sabırsızlanıyor, küçük kız sık sık “Papa gide Kars?”- diye soruyordu. “Kars nerede, hani Kars?” Kars’ta elektrik yaygın değildi. Birkaç resmî bina jeneratör ile aydınlatılıyordu, sokaklarda göz gözü ay ışığının izin verdiği ölçüde görüyordu. Issızdı şehir. Uluyan köpekler sahipsizliği, mahrumiyeti geceye haykırıyor gibiydi. Gümrü’deki Karslı Ermeni kondöktör, Zeyide’nin haritalarını elinden almış, “Bunlar ne?” diye sormuş, “Türkiye’de okula gideceğim”- diyen kıza, anlamlı anlamlı “Nah gidersin.” der gibi bakarak ve elinden koparıp alarak onun hayallerini yıkmış, sonra matemle “Bizim orada evlerimiz kaldı” demişti. “Bizim orada evlerimiz kaldı.” Paytona görevlilerce birlikte bindiler. Bakü- Batum- Tiflis mühürleriyle dolu Pasaportları, uzun bir yolculuğu haber veriyordu. İki kız babası Şerif, Batum üzerinden 20 yıl evvel Rusya’ya geçmişti. Rusya’da ihtilal, iç savaş, Osmanlı’da mütareke, Millî Mücadele, Cumhuriyet yılları. “Mürtüz’ün hanına çek” demiştiler emniyetçiler faytoncuya. Yolcuların yazgısı Kars’ta kesişiyordu. (UA-BA-S) GAZİ KARS – KAFKAS HABER AJANSI  

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 17.08.2018 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık